Çarşamba, Eylül 22, 2010

Aha kafası yarıldı!

Karalayan: t.u.b.a Tarih: 22.9.10 6 Yorum var, evet.
Bu Rey Mysterio denen herif bilsin ki Türk veletleri kendisine tapıyor, ölüyor, bitiyor arkadaş, yok böyle bir sevgi!

Geçende ufak bi çocuğun tişörtünün üstünde gördüm, yüzü maskeli fantastik bir adam fotoğrafı.. Fotonun hemen altında da kocaman harflerle Rey Mysterio yazıyor. Hımmm dedim, bir anlam veremedim, çok da sallamadım açıkcası. Lakin sonraki günlerde bu üzerinde Rey abinin bulunduğu tişörtlerden giyen onlarca çocukla karşılaşınca öehhh dedim, neleroleyör dedim, kim bu Rey Mysterio dedim, Gugıl'a danıştım ve öğrendim ki Fox TV'de yayımlanan, kaslı Amerikan amcalarının birbilerini döver gibi yaptıkları ama aslında dövmedikleri, bol aksiyonlu, bol entrikalı, bol kafa, göz patlatmalı Amerikan güreşi şeysi Smackdown'ın elemanlarından biri olurmuş kendisi.. Smackdown da şöyle birşey oluyor. Gerçi olmasa da olurmuş ama olan olmuş bi kere. Bunun neresi izlenesi, dövüşen adamların nesi, neresi hayran olunası bilemedim şimdi. Bizim ufaklıkların bi bildiği vardır herhal.

Salı, Eylül 14, 2010

Onun kilosu kaç para biliyor musun sen?!

Karalayan: t.u.b.a Tarih: 14.9.10 11 Yorum var, evet.

Yahu daha geçen gün kasaba gittim, avuç içimi dahi doldurmayan bir gıdım kuşbaşına 8 lirayı baydım geldim; şimdi de Lady Gaga'nın tepedeki fotoğraftaki etten elbisesiyle karşılaştım ve ulan adalet, sen de var mısın be! demekten kendimi alamadım! Kızım, millet buralarda o etin küçücük bir parçasını alabilmek için servet ödüyor, sen amerikalı eti bol bulunca üzerine fistan yaparmış misali elbise diktiriyorsun; olmaz ki! 


İnşallah daha sonra üstünden çıkarıp da yemedin o etleri, en azından bak burda kurban bayramı neyin yaklaşıyor, sevabına iki üç bişey de bize yollasan diyorum.

Ayrıca elbisenin dizaynından emeği bulunan kasap arkadaşı da tebrik etmek isterim. Demek ki kasapların elinden sadece et kesmek gelmiyormuş, adamları bi bıraksan feci modacı olur bunlardan! Yıllarca koyunların kıçına gül tıkıyorlar diye insafsızca dalga geçmişiz, meğerse cidden işi biliyorlarmış, helal! :P

Salı, Eylül 07, 2010

Öğretmenim, Suat'a kafa atabilir miyim?

Karalayan: t.u.b.a Tarih: 7.9.10 5 Yorum var, evet.

Öğrencilik hayatım boyunca öğretmenlerime hep bu soruyu sormak ve akabinde tabii ki t.u.b.a'cığım, istersen gönyenin sivri ucunu suratına batırıp çıkartmak suretiyle arkadaşında onarılamaz yaralar açabilir ya da cetvelle ayaklarına ayaklarına vurabilirsin, karar sana ait. Ha bu arada, aferin 100! yanıtını almak tek hayalimdi.. Suat'tan ve Suat'lardan neden mi bu kadar nefret ediyordum? Cevabı basitti aslında..

Sınav zamanlarında, kukumav kuşu gibi kağıdıma bakıp acaba hangi sorudan başlasam? diye yaklaşık 20 dakika boyunca düşüncelere alan şahsımın aksine bu Suat ve türevleri, ilk 10 dakikada arkalı önlü kağıdın tümünü cevapla donatır, ardından sınıftaki ölüm sessizliğini utanmadan öğretmenim kağıdım bitti, boş kağıt alabilir miyim? haykırışlarıyla yırtar geçerdi. Bu durum neticesinde benim hem konsantrasyonum hem de sinirlerim alt üst olurdu lan millete kağıt dayanmıyor, ben daha tek satır yazamadım diye..

Hadi onu geçtim, bu aynı Suat ve ırkdaşları, şahsım ve sınıfımızın % 97.3'ünü oluşturan ve kazara 42'den 45 aldığı zaman sevinçten ne yapacağını şaşırıp tebeşirleri kemiren bizlerden farklı olarak, sınavlardan genelde yüksek notlar alırlardı ki kazara içlerinden 95 filan alan olursa yaaaa nasıl olur? bütün soruları yaptım, 100 almam lazımdı, hocaya söyleyeceğim, kağıtlarımı bi daha kontrol etsin diye ağlayarak alttan alttan sınıfın geri kalanına bana ne kadar küfretseniz azdır. ineğim ben! bi çanım eksik mesajını verirdi.

Şimdi soruyorum size, ben nefret etmeyeyim de kimler nefret etsin bu Suatgillerden? 95 alsan ne olacak arkadaşım, incilerin mi dökülecek yani?

Cuma, Eylül 03, 2010

Pahalılık dediğin ne ki, kazık ne ki?

Karalayan: t.u.b.a Tarih: 3.9.10 5 Yorum var, evet.
Geçenlerde isimini vermek istemediğim bir havaalanında, 0.5 litrelik pet şişe suyu 2.5 liraya satan zihniyete içimden de olsa bol bol sövdüm ben, evet yaptım bunu. Hatta halen sövüyorum bak. Kazıklama kurumuna bambaşka bir boyut kazandırmışsınız gerçekten, insaf ya!

Çarşamba, Eylül 01, 2010

Kaç kere dedim size ölü eşek gibi kokmayın diye!

Karalayan: t.u.b.a Tarih: 1.9.10 9 Yorum var, evet.
Abi ne pis kokulu insanlarmışız be! Türkiye'ye gelen her ecnebi, bizim kokumuza takmış kafayı! Geçende konsere gelen gavur mözik gruplarından birinin koku manyağı üyesi blogunda, sevgili okuyucularım, sayın romalılar, Jesus Christ sizi inandırsın şu İstanbul'da kaldığım otelin asansörüne bineyim dedim, hay binmez olaydım! İçerisi leş gibi kokuyordu dinime imanıma! Biri bu Türklere deodorant kullanmayı öğretsin pls ltf tşk konulu bir yazı yazmıştı.

Aha şimdi de Dünya Basketbol Şampiyonası çerçevesinde Türkiye'de sepet topu sektiren ABD milli takımının oyuncularından Danny Granger aynı şeyi dillendirmiş. Kendisi Twitter sayfasında demiş ki efenim: I'm dying over here. How come nobody in Europe wears deodorant? Smelling like dead donkeys. Kualalumpurca'ya çevirecek olursam: Ölüyorum lan burda! İnsanlar Avrupa'da nasıl olur da deodorant kullanmaz. Hepiciği ölü eşek gibi kokuyor!

Sevgili Danny,

Evet, belki kötü kokuyor olabiliriz ama sorarım sana, hangimiz yeri geliyor da terlemiyoruz ki?

Mesela sen! Maç esnasında çılgın antiloplar gibi ordan oraya atlayıp zıplarken hiç mi terlemiyor, kötü kokmuyorsun? Ve sırf bu yüzden birileri sana gelip de lan Deni! ölü arizona bufalosu gibi kokuyon laan, burnumun direğini sızlattın! Az ye de git kendine bi deodorant al! dese hoşuna gider mi? Ha soruyorum sana, gider mi?
İnsanız, kokarız Deniciğim, şu fani dünyada eşek meşek gibi laflarla birbirimizin kalbini kırmayalım tamam mı? Şimdi git adam gibi basketini oyna, ifrit etme beni! :P

Bu olayın nahoş tarafıydı, sözkonusu Twitter iletisine bir de şu yönden bakalım derim ben: Adam Avrupa demiş abicim, yani Türkiye Avrupadadır demiş bir nevi. O zaman ne diyoruz: Çıktık açık alınlaaa, on yılda her savaştaaan! (Gaza geldim! Avrupalı olmak çok gaz verici bir durum! Bak mesela sadece Türkiye deseydi bu kadar kendimi kaybetmezdim ama Avrupa başka. Yaşasın Avrupalılık!)

Ortaya karışık donat usta v.4

Karalayan: t.u.b.a Tarih: 1.9.10 0 Yorum var, evet.

- Kafasını yastığa koyar koymaz uyuyabilen insanlara çok imreniyorum. Ben en az bi 15 dakikak döner dururum, ancak ondan sonra uykuyla buluşabiliyorum. Ha bir de güzel kek yapabilen bağğyanlara imreniyorum, benimki neden kabarmıyor lan! :P

- Hadi itiraf edelim: Hiç birimiz bilgisayarımıza program neyin kurarken, kurulumun en başında çıkan ve tik atılmak suretiyle işaretlenmezse programı kurmamakta direten I agreed terms of use zımbırtısının uzuuuun içeriğini okumaya yanaşmıyoruz. Direkt işaretleyip kuruluma devam ediyoruz. O destanımsı yazıda aslında ne yazıyor çok merak ediyorum. Üşengeçlik kötü şey.

- U2 Türkiye'ye konsere geliyormuş. Tabii, zamanında yok Türkiye şöyle katil, yok böyle çağdışı hayatta konser vermem diye çığır Bono efendi, sonra gel sözlerini yala yut. İnsan parasız kalmayagörsün, neler neler yapıyor yahu! :/

- Bundan sonra bütün uluslararası spor organizasyonlarının Türkiye'de yapılmasını talep ediyorum! Çünkü bizim milli takımlarımız, seyirci desteğini arkasına aldığı zaman kafayı sıyırıyor. İşte son örnek: Hazırlık maçlarında çıtır çerez denen takımlara yenilen basketbol takımımız, Türkiye'deki Dünya Basketbol Şampiyonası'nda adeta yeniden doğdu! Son olarak dün Yunanistan'ı yendik. Daha erken farkındayım ama bu gazla finale de çıkarız biz. Tüm devlere helal..

- Bugün Eylül ayının ilk günü ve sonbahar sanki bunu bilirmişcesine İstanbul'a merhaba dedi. Dün terden sırılsıklamken, bugün ciddi ciddi üşüdüğümü hissediyorum. Oh be, özlemişim seni sonbahar!

- Bazen etraftaki boya, tiner, yapıştırıcı, oje gibi şeylerin kokusunu duyunca ay bayılırım bu kokuya! diyip sınif sınif diye kendinden geçercesine etrafı koklayan insanlara rastlıyorum. Aramızda ne çok gizli tinerci var yahu! :P
© 2006 - 2058 Bilinçsiz Karalamalar

Bu blogda okuduğunuz ya da okumakta olduğunuz bütün yazılar, aksi belirtilmemişse blog sahibesi tarafından yazılmıştır. O yüzden hepsi olmasa da bazı hakları saklıdır. İçeriği kopyala - yapıştır yöntemiyle başka bloglara, sitelere koyarak ''bak bunu ben yazdım, negzel diğğ mi?!'' şeklinde hastalıklı ve şizofren bir tavır takınmanıza gerek yoktur. Adam gibi kaynak belirtmek şartıyla blogdan alıntı yapabilirsiniz zira, birbirimizi kırmayalım.
 

t.u.b.a'nın karaladıkları Template by Ipietoon Blogger Template | Gadget Review