Çarşamba, Temmuz 28, 2010

Objektifime takılanlar

Karalayan: t.u.b.a Tarih: 28.7.10 1 Yorum var, evet.



Fotoğraf çekme sevdamın en yüksek seviyelerde olduğu zamanlar çektiğim bir kaç fotoğraf.. Kız kulesi nasıl bu kadar iğrenç ve estetikten uzak çekilir? konulu fotoğrafıma bir üstten ulaşabilirsiniz, tam emin değilim ama ortadaki küçük karartı Kız Kulesi olabilir, evet.

Salı, Temmuz 27, 2010

Benim Iphone'um var

Karalayan: t.u.b.a Tarih: 27.7.10 2 Yorum var, evet.
Hayır, hayır yanlış anlaşılmasın. Henüz o denli lüks içinde yaşayabileceğim bir hayata sahip değilim. Dolayısıyla birazdan yazımda bahsedeceğim Iphone'u olan kişi de ben olmuyorum.

Şimdiye kadar Iphone sahibi olup da sürekli elinde gezdirmeyen, böyle insanın gözüne gözüne sokmaya çalışmayan, her dakika her saniye bir şeylerle uğraşıyormuş gibi yapmayan (ya da gerçekten birşeylerle uğraşan ama sürekli devamlı uğraşan, bıkmayan, yılmayan, usanmayan; delicesine) bir insan evladı daha görmedi bu gözlerim; ve evet, buna takığım bu sefer de! :P

Bu bir eleştiri yazısı değil, sadece bir gözlemin dışa, Blogger sayfalarından birine vurumdur.. Aslında şöyle bir düşününce ben de o kadar para versem sürekli elimde, avucumda taşırdım biricik Iphone'cuğumu. Nemelazım, çantada başına bişey gelir, çizilir, kırılır, camı çatlar, çalınır filan; evlat acısı gibi oturuverir içime! O yüzden bence en iyi telefon çok amaçlı Ericsson GH688 abicim! Takoz gibi yeminle, yeri gelir ceviz kıracağı olarak kullanırsın, yeri gelir mesaj atarsın. Sinirin mi geldi, fırlat duvara gitsin, yerden sapasağlam geri alırsın, sevdiklerinle konuşmaya devam edersin, tadından yenmez! Lütfen Ericsson GH688'lerimizi sevelim, koruyalım, yaşatalım; böyle bir telefon kolay kolay icat edilmiyor sevgili gençler.

Melis seni çok pis üzerim!

Karalayan: t.u.b.a Tarih: 27.7.10 3 Yorum var, evet.

'' кuSuяa вaкмa γσLLaмaк zσяuηdaγiм İSмİм мєLiS 1 γaŞiηdaγiм вİя ÖLÜγÜм вєηİ ÖLdÜяdÜLєя єĞєя вu мaİLİ 10dк İÇİηdє 15 кİŞİγє qÖηdєямєzSєη вuqÜη aкŞaм γaтaĞiηiη вaŞiηda σLaćaĞiм вİя вiÇaкLa Sєηİ ÖLdÜямєк İÇİη qєLєćєĞİм aLLah яizaSi İÇİη єĞєя γσLLaяSaη γaкLaŞiк 4 тaηє Sєηİ Sєωєη кİŞİ Saηa aÇiLaćaк ćuмaятєSİ qÜηÜ σpÜLєćєкSİη ...zİηćİяİ вσzмa SєωdİĞİη Çσćuк ωєγa кiz Saηa γaяiη Çiкмa тєкLİF єdєćєк(ωє кєSiη ''

Şu yetmedi, şimdi de bu çıktı başıma! Göndermiyorum kardeşim! 15 kişiye göndermiyorum! Gel Melis bacaksızı gel bakalım, geleceğin varsa göreceğin de var! :P

Salı, Temmuz 20, 2010

Al bi de burdan yak işin yoksa!

Karalayan: t.u.b.a Tarih: 20.7.10 6 Yorum var, evet.
'' SAKIN OKUMAAAAA bir erkek akşam okuldan gelir gelmez bilgisayarı açmış. bilgisayar açılır açılmaz annen öldü demiş. diger odaya bakınca annesi ölü bulunmuş. annesini şeytan ısırmış bilgisayarada şeytan girmiş eger senin annenin ölmesini istemiyorsan bunu 15 yere paylaş özür dilerim mecburum. ya of bi kere okudum okumasam kesinlikle böle bişiy yapmam SANA OKUMA DEDİK DİMİ YAPIŞTIR ŞİMDİ 15 YERE ''

Ağğbicim, mal mısınız, malak mısınız, gece gece benim ağzımı bozduruyorsunuz şu güzelim internet ortamında! İşiniz gücünüz yok mu? Ağız tadıyla bilgisayarımın karşısına oturup video neyin izleyemeyecek miyim ben? Yukarıdaki saçma sapan paragraf topluluğu her video paylaşım sitesindeki yorumlarda karşıma çıkmak zorunda mı? Dahası bunu uyduran çeyreğin üçte biri akıllıyla, daha da dahası inanıp her bulduğu mesaj boşluğu aparatına yapıştırıp gönderen canlılarla aynı ülke sınırları içinde yaşama ihtimalim nedir? Hayır, öyle bir ihtimal varsa yarın Tanzanya'ya iltica talebinde bulunmaya gidiyorum. Bazı şeyler akıl sağlığımı tehdit eder vaziyete ulaştı çünkü!

Ha bu arada, bu yazıyı üç buçuk ataraktan 5448965 kere kopyala yapıştır yapıp internet aleminin dört bir yanına dağıtan herkesin kaba etini Samara Morgan dişlesin e mi, daha da birşey söylemiyorum; hadi bakalım! :P

Perşembe, Temmuz 15, 2010

Dünya Türk olacak, az kaldı!

Karalayan: t.u.b.a Tarih: 15.7.10 0 Yorum var, evet.

Gümüş'ün Arap ülkelerinde elde ettiği reyting başarısının tadı halen damaklarımızdayken, taze taze taptaze bir başka reyting patlamasını keşfetmiş bulunuyorum.

Benim, Türkiye'de yayımlandığı vakitlerde nefretler ötesi nefret ettiğim, bizde miladını çoktan doldurup kasetleri Kanal D'nin tozlu raflarındaki yerini almış Binbir Gece adlı dizisi, son zamanlara Yunanistan ve Sırbistan'da reytingleri altüst etmekte efem. Öyle ki (bakın, burdan sonra yazacaklarım konusunda beni önyargılı ya da ırkçı olmakla suçlayacak olanları sağduyuya davet ediyorum, litfen biraz tarih öğrenelim :P) Türkiye ve Türklerden toplum olarak pek de hazetmeyen, hatta açık açık ellerine geçen her fırsatta bize olan nefretlerini dile getirmekten çekinmeyen hatrı sayılır bir insan kitlesine sahip olan bu iki toplum, (hoş biz de Sırplara, Yunanlılara karşı derin bir sevgi besleyip yanıp tutuşmuyoruz ya neyse) deliler gibi, manyaklar gibi Binbir gece izler olmuşlar. Sırbistan'da Fox tv'de Hiljadu i Jedna Noc adıyla yayımlanan dizi öyle tutmuş ki, Sırp yetkililer üşenmemiş, taaa Sırbistanlardan Türkiyelere gelip, dizinin başrol oyuncuları Bergüzar Korel ve Halit Ergenç'le röportaj yapmışlar, ahan da burda. Röportaja yapılan yorumlardan anlayabildiğim kadarıyla (evet, ben var az buçuk Sırpça bilmek, dobro dobro :P) Sırplarda bir ayy hastayım size şehrazaat onuuur ölürüüüm süpersiniz tanrım bu nası güzel bir dizidir oy oy oy durumları mevcut ki aman aman diyorum. Lan senelerdir Türkler bizi Osmanlı zamanında kesti, biçti, yedi, içti, sömürdü, iliğimizi kemiğimizi kuruttu barbarlar, zalımlar, hayınlar diye ağlaşan insanlar bugün bakmışsın ayy bu türk dizisi süper yaa bayılıyorum, ye beni Onur! modunda takılmaya başlamışlar. İnsan garipsiyor haliyle..

Yunanlıların durumu o kadar ilginç gelmiyor bak. Tamam her fırsatta birbirimizi yiyoruz ama ne de olsa komşuyuz. Kaldı ki zamanında Yabancı Damat filan yayımlandı, çok sevildi orda. Yunan şarkıcılar, yunan müziği desen biz zaten hastasıyız. Hal böyle olunca Türk dizilerine gösterdikleri ilgiyi e normaldir diye geçiştirebiliyor insan da Sırplar ne iş çözemedim. Ama en azından iki ülke halkı arasındaki önyargılar az da olsa yıkılabilirse ne mutlu, hazır vizeler de karşılıklı olarak kalkmışken hem..

Eskiden Latin Amerika dizileri acayip popülerdi Türkiye'de. Marimar, Köle İsaura, Maria Mercedes, Alcanzar, Rosalinda, Vahşi Güzel gibi diziler sayesinde benim de içinde bulunduğum muazzam bir kitle, latin amerika hayranı oluvermişti. Dizi karakterleri ailemizden biri gibi olmuştu adeta. Marimar'a yapılan yamukları kendimize yapılmış sayarak Sergio'ya küfürler yağdırıyor, Milagros İvo'ynan evlenebilsin diye ekranlarımızın başında dualar ediyorduk. Şimdi bunların tümünü Balkan halklarının bizim dizileri izleyip gerçekleştirdiğini düşününce olduğum yerde heeyyt nolüyo len orda! diye kasım kasım kasılasım geliyor, iyi mi? Hayır bana noluyorsa, sanki dizinin yapımcısıyla akrabayım.
Ama çok büyük bir korkum da yok değil: Olur da bizimkiler Selena'yı, Bücür Cadı'yı filan satacak olurlarsa elin memleketlerinin kanallarına; ülkecek geyik ve ölümüne alay malzemesi olacağımızın resmidir. Geceleri rüyalarıma giriyor lan, öyle böyle değil. Sokakta Selena çağırma oyunu oynayan Yunan ve Sırp çocukları, se le na, selena selena! diye diye inleyen Balkan mahalleleri, varoşları filan oof off! Yeminle bu sefer Boşnaklar ve Hırvatlar saldırır bunlara, yeni bir Balkan savaşı çıkar! Çekilir gibi değil çünkü, ülkemizin imajı sözkonusu hem, engellensin bu! :P

Perşembe, Temmuz 01, 2010

Yedek beyni olan şunlara ödünç versin!

Karalayan: t.u.b.a Tarih: 1.7.10 3 Yorum var, evet.

Bu pitbullar da çok vahşi hayvanlar canım!

Şahsen ben, doğar doğmaz, daha ağzı memede, sütte iken laaan insanoğulları! daha korkunç görüneyim diye çabuk kulaklarımı, kuyruğumu kesin, bana sürekli dayakla eğitim verin, karanlık odalara kapatın, özellikle çiğ etle besleyin ki saldırganlık içgüdülerim gelişsin, tut - yakala - parçala komutundan başka birşey öğretmeyin diye hırlayan bir pitbulla denk gelmiştim, cidden bak! Üstelik bunları dillendirirken bir yandan annesinden süt emiyor, diğer yandan kadın ve çocuklar başta olmak üzere, hasta ve yaşlılara gözlerimin önünde zulmediyordu. Ühühühühü çok vahşiler bunlar yaa, çoook ühühühüh!! :(((

Biz insanlar mı? Meleğiz melek! Hiç suçumuz yok! Yalnız bazen düşünme konusunda beyin eksikliği çekenlerimiz var, neden - sonuç ilişkilerini anlayamayanlarımız mesela.. Her hangi bir canlının doğumundan itibaren nasıl eğitilirse o şekilde hareket edeceğini, dolayısıyla herhangi bir canlı türüne mensup bir yaşam formunun yaptığı hatalardan ötürü aynı türden gelen canlıların yaşam hakkının elinden alınamayacağını bilmemek ne kötü, ah ne kötü! Hayvanları yasaklamak yerine, onları silah olarak kullanınca bir tarafları kalkan, dövüştüren, şiddete alıştıran, anneleri ayıp işler peşindeki sahiplerini toplatıp kısırlaştırın ki soyları devam edemesin bunların.

Bi tek insanoğlunun yaşamaya hakkı var değil mi bu dünyada sizi beyin özürlüler sizi! Midemi bulandırıyorsunuz!
© 2006 - 2058 Bilinçsiz Karalamalar

Bu blogda okuduğunuz ya da okumakta olduğunuz bütün yazılar, aksi belirtilmemişse blog sahibesi tarafından yazılmıştır. O yüzden hepsi olmasa da bazı hakları saklıdır. İçeriği kopyala - yapıştır yöntemiyle başka bloglara, sitelere koyarak ''bak bunu ben yazdım, negzel diğğ mi?!'' şeklinde hastalıklı ve şizofren bir tavır takınmanıza gerek yoktur. Adam gibi kaynak belirtmek şartıyla blogdan alıntı yapabilirsiniz zira, birbirimizi kırmayalım.
 

t.u.b.a'nın karaladıkları Template by Ipietoon Blogger Template | Gadget Review