Çarşamba, Temmuz 27, 2011

Ne? Ölenler arasında Türk vatandaşı yok mu?

Karalayan: t.u.b.a Tarih: 27.7.11 2 Yorum var, evet.
'' Öyleyse çalsın davullar! Başlasın halay! ... Şenlikler düzenlensin cennet vatanın dört bir yanında! Dalgalansın tüm bayraklar!

Bugün yine, biz Türkiye vatandaşlarının pek de sallamadığı dünyanın herhangi önemsiz bir yerinde uçak düşmüş, bomba patlamış, meydanda toplaşmış halkın üzerine ateş açılmış; yaklaşık 154 ölü ve bu rakamın yaklaşık 4 katı kadar da yaralı var. Şimdi sıkın durun: Bize gelen son bilgilere göre ölenler ya da yaralananlar arasında Türk yok! Yupppiiiii! Türk yok ulan işte, sevinsenize! Yaklaşık 100'e yakın insan cayır cayır yanarak (altı çizili yere muhtelif acı çekerek ölme şekillerinden biri yazılabilir, mesela: katrana batırılıp tüye bulanarak gibi.) mefta olmuş ama ölenler arasında bizden biri yok! Ne büyük mutluluk Rabbim! Yemişim diğer insanları; ölenler arasında Türk yoksa herşey yolundadır aga, bu kadar. ''

Şaka gibi ama, medya, basın, yayın organlarımızın yurtdışında yaşanan büyük felaketler sonrası takındığı tavır tam olarak bu.

En son Norveç'te yaşanan milliyetçi manyak vahşetinin ardından yine gördüm bunu ben: Ölenler ya da yaralananlar arasında Türk olmadığını adeta içimize su serpercesine manşetten verdi bir takım medya. Bir müddet sonra Gizem isimli bir Türk kızının adada öldürülenler arasında olabileceğinden bahsedilmeye başlandı. Böylece bizim medyanın ölenler arasında Türk yokmuş, ohh mutluluğuna da çomak sokulmuş oldu..


Bu adamda da nasıl bir kafa varsa artık, çok ilginç.. Kendisi için aşırı milliyetçi, ulusalcı, sağcı, koyu Hıristiyan tanımlamaları yapılıyor batı medyasında. Aaaaa, hiç Hıristiyan terörist olur mu sevgili batı? Çok ayıp ediyorsunuz, lütfen. Terörist dediğin böyle sarışın, mavi gözlü, uzun boylu filan olmaz; bilakis esmer, sakallı makallı, sarıklı ve elbette müslüman olur değil mi? Nereden çıktı şimdi inançlı bir Hıristiyanın nispeten de olsa inancından güç alarak onlarca masum çocuğu öldürmesi? Ezberiniz bozulmuştur şimdi sizin.. Çok merak ediyorum, ne zaman insanlığın başındaki en büyük belanın, kendisinden başka hiçbir şeye tahammülü olmayan muhafazakar düşünce tarzı olduğunu anlayacaksınız? Hıristiyanlık, Yahudilik ya da İslam ne fark eder, kafa aynı kafa olunca hepsi aynı kapıya çıkıyor. Hatta bize konuyla alakalı güzel bir benzetme de var hani: Aynı bokun laciverdi, tam olarak böyle işte.

Salı, Temmuz 19, 2011

Hayvan evladı seni

Karalayan: t.u.b.a Tarih: 19.7.11 4 Yorum var, evet.
Kötü ellerde Nutella'nın ne denli zararlı, tiksinç, kuskunç, bööö bir maddeye dönüşebileceğinin en güzel kanıtı işte bu videoda gizli sevgili Nutellaseverler:


Adam bizim Hanzo'nun Amerika şubesi mübarek. İnsan gibi yesene şunu evladım, Nutella'dan tiksindirdin narin bünyemi. Kameralara şekil yapıcam diye kastın ama çekimden sonra Allah bilir kusmuşsundur da sen. Benim izlediğim halde midem bulandı, seni düşünemiyorum yani.

Eğer birer orman kaçkını manyak olmalarını istemiyorsak; çocuklarımızı, gençlerimizi Nutella illetinden koruyalım, korumayanları uyaralım. Teşekkürler.

Pastel 68

Karalayan: t.u.b.a Tarih: 19.7.11 7 Yorum var, evet.

Pastel'in görür görmez ''roaaargg maviiii!'' deyip üzerine atladığım renklerinden biri.. Yeni renk seçeneklerini takdir ve tebrik ediyorum, tam yaz renkleri.
Bunu tek kat sürdüm, ikinci katla uğraşamadım çünkü hem üşendim hem de kurumasını beklemeye vaktim yoktu. Tek kat da yetiyor, gayet opak. 

Fotoğraftaki son karede benim bir diğer başarısız Konad denemem görülmekte ayrıca. O değil de, bu Konad disklerini topluca ve ucuzca alabileceğimiz bir yer yok mudur? Bir diske 10 tl vermek şu sıralar bütçemi fena sarsabilir, harcamalarıma dikkat etmem lazım da.

Pazartesi, Temmuz 18, 2011

Bize kolay

Karalayan: t.u.b.a Tarih: 18.7.11 1 Yorum var, evet.
Hatta çoğu zaman hiç yaşanmamış gibi, bir filmin ya da bir dizinin senaryosundan ibaret...

Herşey kurguydu aslında. Silahlar, bombalar patlamadı; ölen 13 kişi evlerimize her akşam konuk olan mafyalı, dövüşlü dizilerin senaristlerinin hayal dünyalarından çıkma senaryolarının ''salça o, kan değil ki!'' odaklı kahramanlarıydılar sanki. Ama öylesine gerçek görünüyorlardı ki ve öylesine sahte.

Üzüldük. Kahrolsun Pkk! Şehitler ölmez, vatan bölünmez! diye haykırdık yine tek vücut olmuş gibi. Gibi işte, öylemiş gibi yani. Vah vah dedik Türk bayrağına sarılı tabutları görünce.. Kaşlarımızı çattık, yüzümüzü buruşturduk. Teröre tekrar lanet okuduk.

Şaşırdık. Donakaldık.. 13'ünün aileleri kadar olmasa da şaşırdık. Zira 13 bir istatistikten ibaretti bizim için. Acıtmadı öyle çok, ağlamadık anaları babaları kadar. İçimiz yanmadı eşleri, sevgilileri gibi. Şehitler ölmez! deyip iki gün sonra unutacağımız bedenlerdiler ne de olsa, fazla incinmedik...

Dört gün geçti aradan.. Sahi, 13 kişi ölmüştü değil mi? Şehitler ölmez, vatan bölünmez! ... Neyse şimdi bırakın bunları da, Hilal Cebeci yeni bir fotoğraf yayımladı mı siz ondan haber verin. Öyle bir Geçer Zaman ki'nin yeni bölümlerinde neler olacak? Hürrem zehirli lokumdan yiyecek mi?

Yaz tatili bitse de bizim şu diziler başlasa artık! Diğer bir 13, 23, 33 ölüme kadar Şehitler ölmez, vatan bölünmez! sloganını derin dondurucuda bekleteduralım. Bozulmaz, kokmaz. Dolaptan çıktığı anda ilk günkü tazeliğinde. Her zamanki gibi soğuk, lezzetsiz, bilindik ve sıradan...

Çarşamba, Temmuz 13, 2011

Her aradığını bulamazsın 16

Karalayan: t.u.b.a Tarih: 13.7.11 7 Yorum var, evet.
GoogleUzuuuunca bir zamandır gerekli önem ve ehemmiyeti göstermediğim fantastik Google aramalarını, sizlerden gelen yoğun talep üzerine yayımlama kararı aldım (yok lan, kimse talep etmedi, hava olsun diye yazdım onu :P) .
İşte bu ay Hz. Google aracılığıyla bloguma uğrayan ''ne aradım, ne buldum'' mağdurları:

- böcek ayakla ezilir
- donu olmayan kız ve erkekler
- tebrikler kol saati kazandınız
- osuruktan kurtulmanın yolları
- martlarin kanatlari ıslanirsa ölürler mı
- arko nem kreminin afişini hazırlamak istiyorum
- rüyamda pantalonum isal olarak gördüm
- maraş osuruktan teyyare bir yer
- ağıza sıçma filmi
- bakırköy yiyişme mekanları
- leziz.....anla
- zararsızım
- şimdi nasıl emo olucam ben
- ağıza sıçma filmi
- avril lavigne anadan üryan
- nasıl bi canlısın lan sen
- justın beiebr feminst kızlardan mı hoşlanır
- apaçi cukka cukka dedim sana niye yüz vermiyorsun
- justin bieber makedonyaya ne zaman gelecek
- kargaların kalın bağırsağı
- çırıl çıplak kız memeleri
- justin twitterda türk kızlarına küfür etmiş

Sevgili ''bloguma yukarıdaki aramalardan herhangi birini yaparak gelen Google müptelası'' insan kişisi: Şunu bil ki aradığını burda bulmanın imkanı yok, o yüzden bana küfür etme tamam mı? Neticede ben bu blogda hiçbir zaman bedava kız msnsi dağıttığımı yada kırmızı don giyip şuh fotoğraflar çektirdiğimi iddia etmedim. Yanlış yerdesin, selametle..

Salı, Temmuz 12, 2011

Ajdar, bak kardeş

Karalayan: t.u.b.a Tarih: 12.7.11 2 Yorum var, evet.

Bizim Ajdarımız varsa İsveç'in Günther'i var. Klibi izleyip şarkıyı dinledikten sonra anladım bunu. Yalnız değiliz, üzülmeyelim bence :)
Yalnız adamda net bir Günther tipi var ya ben ona şaşıyorum. Kendisi hakkında hiç bilgim olmasa bile simasını ilk gördüğüm anda bütün samimiyetimle söylüyorum ki bir an dahi tereddüt etmeden kesin Günter bunun adı, kesin derdim. O gözlükler, o saç, baş; tipik Günter işte. Dudaklara da botoks mu yaptırmış ne?

Ooo yu taç may tralalala, hımm may ding ding dong! diye söyleniyorum bu arada ben. Kayışı kopardım galiba. Tövbe yarab; klip de pek bi cıbıllı, erotik neyin. Çarpılmayak durduk yere, şurda ramazana ne kaldı :P

Günther Eurvision'a katılsın bence. Eurovision kitlesi tapar buna, ilah yaparlar. Potansiyeli var adamın, İsveç bu şansı tepmemeli :P

Cuma, Temmuz 08, 2011

Bırakınız açsınlar, bırakınız sevişsinler

Karalayan: t.u.b.a Tarih: 8.7.11 8 Yorum var, evet.
Haydaaa!

Millet bu sefer de kafayı fazla seksilikten ölmek üzere bulunup Twitter semalarına kaldırılarak tedavisine başlanan ünlülerimizden birinin memem var, bacağım var madem; öyleyse neden göstermiyorum panpişleriiiim! metinli cıbıl fotoğrafı ve yıldırım boşanmasıyla kanserli karısından ayrılıp yıldırım nikahıyla yok ki aramızda enerji, seninki yaptı bana alerji kız Ayşe'yle evlenen Ali amcayla bozmuş. Anlaşılan yine ve yeniden, ülke gündemiyle zerre alakası olmayan şeyleri gündem belleyip tartışır olmuşuz, brravo panpişlerrrr muckk! :P

Medyanın şok şok şok, yılın nikahı! sloganıyla servis ettiği evlilik hakkında yapılan yorumları toplasan zaten işin içinden çıkamazsın. Bi kere herkesin tıpkı Defne Joy Foster'ın ölümü sonrasında olduğu gibi mutlaka söyleyecek bir sözü var. Elalemin hayatı hakkında ahkam kesmeyi amma seviyormuşuz bir defa daha anladım. Banane kardeşim. kadın / adam gitmiş boşanmış, evlenmiş; doğru muymuş, yanlış mıymış; banane!

Sonracığıma, panpiş Hilal'in o pozu:


Aman Allah'ım! Türkiye çalkalandı! Sanırsın Hilal the Panpish bu tarz pozları hayatında ilk defa vermiş de millet şok oluyor, kriz geçiriyor. Lan ben kadının şu zamana kadar giyinik bir tek fotosunu görmemişim ki - kendisinin özellikle fotoğraflarına bakma gibi bir huyum da yoktur, buna rağmen yani - sen nasıl bir fotoğraf yayımlamasını bekliyorsun? Aç bak Google Görseller'den, bir tek giyinik Hilal Cebeci fotoğrafı varsa ben de bu blogu kapar giderim arkadaş! Hal böyleyken ''ouuuuuuvvv Hilal'e bakıııııııııın!!! Twitter'da meme çatalı ve popo kıvrımını paylaşmııııış, koşuuun!'' naraları atmak komik oluyor. Ha, bu kadar yaygara tüm bunlar sırf  Twitter'da cereyan etti diyeyse de ayrı malsınız, haberiniz olsun. Kadının olayı o gençler, bi sakin olun; soluklanın, su için, kendinize gelin :P

Açılıp saçılan, evlenen; siz haklarında saatlerce çene patlatıp klavye eskitirken aslında onların sizi zerre umursamadıkları, sallarmış gibi görünüp ('' beni sizler yarattınız canlarım benim! '') nah şu kadarcık bile bi taraflarına takmadıkları gerçeğini kabul etmeniz gereken medyatik tv insanları da durduk yere dert olmayıversin zaten dertli başınıza, bir şey kaybetmezsiniz.

Pazartesi, Temmuz 04, 2011

Flormar ve Alix Avien'in birleşimi: Işıltılı kırmızı

Karalayan: t.u.b.a Tarih: 4.7.11 1 Yorum var, evet.
Fotonun üzerine tıklanınca net versiyonu görülebilir.

Flormar ve Alix Avien'in bu iki rengini alalı baya bir zaman oldu. Alix Avien'i yaklaşık 1 yıl, Flormar'ı da 5 ay önce almıştım. İkisini kombin edip sürmek aklıma düştü geçenlerde.. Tamam, marjinal renklerin insanı olabilirim ama klasik kırmızıdan da vazgeçemem :P
Alix Avien 213 aslında pek de kırmızı sayılmaz, daha ziyade koyu pembe gibi. İçinde çok az denebilecek pembe ışıltıları var. Flormar Supershine 16 ise parlak bir kırmızı.. Onun içinde de pembe ışıltılar mevcut. İkisini üst üste sürünce ortaya ışıltılı bir kırmızı çıkıyor. Ayrıca 213 tek başına da çok güzel bir renk...

Adam sinirlenmiş beyler

Karalayan: t.u.b.a Tarih: 4.7.11 2 Yorum var, evet.

Kemal dostum, sakin ol ha? Bak kime, neden bu kadar atarlandın da saydırıyorsun bilmiyorum ama şarkı on numara yani! Bu şarkıyı hayatımdaki tüm yavşak ve kişiliksiz bireylere armağan etmek istiyorum, teşekkürler.

Bunları bilelim:

Sikter ya da orijinaliyle siktir; esasen, hepimizin bildiği gibi Türkçe bir kelime olup, günümüzde hemen hemen tüm Balkan ülkelerinde bizdekiyle aynı manada kullanılagelmektedir. Ulan 500 sene boyunca orda kaldık, millete öğrete öğrete sikter, orospija gibi ahlaka mugayir kelimeler öğretmişiz iyi mi? Hayır, dillerinde bir çok Türkçe kelime var tabii de ilk önce bunları öğrenmişlerdir kesin bak! Çünkü Türk insanı tanıştığı, konuştuğu, kaynaştığı yabancıya evvela Türkçe küfür öğretir gençler! Kalıbımı basarım atalarımız da bizden farklı değillerdi. Kan çekiyor neticede kardeşim, hayatta hiçbir şey tesadüf olamaz :P

Keşke ağda daha eski zamanlarda icat edilseymiş ...

Karalayan: t.u.b.a Tarih: 4.7.11 1 Yorum var, evet.
Ya da şöyle diyeyim: Abla Permatik* kullanaydın, pratik hem; saniyesinde sonuç yani...


Evet, eğer ben sanata ve sanatçıya zerre saygı duymayan bir birey olsaydım Frida Kahlo bacımızı direkt kaş ve bıyıktan ibaret görür, hakkındaki her türlü yorumumu bu iki insansal kıl birikintileri üzerinden şekillendirirdim ki esasen sığ bir insanım ben.. Yani sanatmış, resimmiş, kılmış, tüymüş pek anlamam; anlayana karşı saygı ve hınçla karışık kıskançlık duymama rağmen bu tür şeyler nedense pek ilgimi çekmez. Bu konuda her türlü ayıplamayı da hakettiğimi düşünüyorum ya her ne ise işte; konu dışına çıkmayayım...

Ben sanat ve sanatçı bireyleri bilme, koruma, ve yaşatma konusunda pek bir cahilim demiştim ya; bunun tam tersine okuma, öğrenme, dimağımı genişletme hususunda da oldukça istekli bir insanım; bu konuda kendime haksızlık yapamam :P Frida Kahlo'yla da ilk tanışma şerefine eriştiğim an da yine böyle harıl harıl Latin Amerika ülkelerinin tarihlerini eşelediğim bir zaman dilimine denk gelir.
Benim kendisi hakkında vardığım ilk kanı şu oldu ki bu kadın, - dünyanın diğer yerlerini bilmem ama - zamanında bizim buralarda ikamet etmiş olsaydı ''Feride appla (evet, adı Feride olurdu kesin, ya ne olacağıdı?), bıyıkları azcık daha uzatıp bur iyice, valla köyün bütün kızları hasta olur sana ehühühüh!'' tarzı, bizim ''oha hayvansın Barçın!'' diyerek tepki gösterdiğimiz öküz kırması insan esprilerine bolca maruz kalırdı, çok açık bu. İyice psikolojisini bozardık lan kadının, tarumar ederdik yemin billah. Sonra kimbilir ortaya ne içerikte tablolar çıkarırdı Allah bilir. Resim kariyeri başlamadan biterdi. Çok insafsızız bu konuda, Picasso'nun tabloları için kıçıma benziyor la bu diyen bir sürü insan tanıyorum misal ben.. (Arkadaş çevremi hemen değiştiriyorum gençler, sanat ve sanatçıya sıfır ilgi - alaka durumları kesin bu öküzümsülerle fazla etkileşime geçmemden kaynaklanıyor, çözdüm olayı :P)

Kalkıp şimdi burda Frida Kahlo'nun yapıtlarını, hayatını uzun uzadıya anlatacak değilim lakin kendisi öyle bir hayat yaşamış, daha doğrusu yaşadığı hayat boyunca başına öyle şeyler gelmiş ki bizim Bergen yanında halt etsin yani bi zahmet. Meksika'da buna Acıların Kadını Frida diyorlardır kesin. Öyle bedbaht bir yaşam sürmüş. Felç, ardından trafik kazası, onlarca ameliyat, yatağa mahkum olma, bir bacağın kesilmesi derken kendini resme, boyaya adamış. Ha adamış da ne olmuş diyeceksin: O kadar tablo sahibisin, sanatınla kodum mu oturtacak düzeydesin ama dünyanın bir yerinde seni bilen birileri tablolarından evvel kaşından, gözünden bahsetmeyi, ebat ve suratında kapladığı alanla kafa bulmayı filan tercih ediyor. Ne yapayım ben öyle sanatı arkadaş? Ben o kadar acı çekicem, resimle hayata tutunacam; onlarca tablom olacak, emek harcıyacam; öldükten sonra malın biri çıkacak ''önce o kaşları, bıyıkları bir kırpsaydın teyzeee!'' diye maytap geçecek, dalgaya alacak. Mezarımda ters dönerim yemin ediyorum. Demek ki komplekslerinden arınmış güçlü bir kadın idin Feride - aman! -  Frida appla, saygılar.. Tuzluğu uzatır mısın? :P


* Permatik: Traş bıçağına halen daha, bak şu devirde bile hala Permatik diyenlere adanmış kelime.. Yazar burada esasen traş bıçağı demek istemiştir.

Cuma, Temmuz 01, 2011

Bülent Ersoy'da bile böylesini göremezsin

Karalayan: t.u.b.a Tarih: 1.7.11 7 Yorum var, evet.

Şurda bahsini geçtiğim Leydi marka ojenin 142 nolu yeşil rengini süründüydüm geçende. Üzerine de Konad vasıtasıyla çiçek deseni uyguladım. Bu kadar caf caf yetmemiş olduğundan bir de en son üzerine Alix Avien'in 110 nolu simli ojesinden sürdüm. Fotoğrafta flaştan dolayı çok net görünmüyor ama ortaya tepedeki görüntü çıktı. Abartı konusunda Bülent Ersoy bir, ben iki zaten. Hatta Bülent hanım benden feyz almalı yani, o derece :P
© 2006 - 2058 Bilinçsiz Karalamalar

Bu blogda okuduğunuz ya da okumakta olduğunuz bütün yazılar, aksi belirtilmemişse blog sahibesi tarafından yazılmıştır. O yüzden hepsi olmasa da bazı hakları saklıdır. İçeriği kopyala - yapıştır yöntemiyle başka bloglara, sitelere koyarak ''bak bunu ben yazdım, negzel diğğ mi?!'' şeklinde hastalıklı ve şizofren bir tavır takınmanıza gerek yoktur. Adam gibi kaynak belirtmek şartıyla blogdan alıntı yapabilirsiniz zira, birbirimizi kırmayalım.
 

t.u.b.a'nın karaladıkları Template by Ipietoon Blogger Template | Gadget Review