Cuma, Nisan 29, 2011

Yavşaklık bir ömür sürer, kankalık bir dakika ...

Karalayan: t.u.b.a Tarih: 29.4.11 4 Yorum var, evet.
Şu hayatta insanın başına ne geliyorsa, ''naber kanka?! :D''daki kanka kelimeciğini dolduran dolmalık biberlerin sergiledikleri puşt gibin, ibne gibin bişeyler yüzünden geliyor.

Her kim ki senin yerin ayrı, diğerlerinden çok farklısın kanka, 1 lira versene... diyorsa bilin ki o kişi tez vakitte ağzınıza bir sıçacak, pir sıçacak demektir gençler; bunu bir kenara not alın.. Zaten durmadan kankaaa! diyen insandan hayır gelmez ya, bu ayrıca fitneci, fesatçı olur bir de.. İkili işler peşinde koşar. Yüzüne güldüğünün çok değil, 5 dakika sonra arkasından demediğini bırakmaz. Sizi de daha üst düzey olduğunu düşündüğü biri uğruna hiç düşünmez, saniyesinde satar, yavşak işte. Ayrıca o 1 lirayı da geri vermez zaten hıyarto, cebe atar, üstüne yatar. Hayır, 1 liranın peşinde değiliz de kaçıncı 1 lira bu arkadaş, hesapladım 17 lira oldu toplamda; faiz uygulamasına geçeceğim artık; tak dedi.

Ziyadesiyle iç dökme ve serzeniş dolu bir paragraflar bütünü oluştu yukarda ama millet bloguna bir sonbahar akşamı terketmiştin beni üzüm gözlü sevgilim, kahrından ölüyorum içerikli yazılar döşeyip depresif romantizmin dibini deşer; benim seri şekilde sürdürebileceğim tek yazı dizisi ancak ve ancak ''21. yüzyılda arkadaşım dediklerinizden yiyebileceğiniz kazıklar'' üzerine kurulu gibi görünüyor; e bu da benim kadersizliğim; n'etcen?!

Pazartesi, Nisan 25, 2011

Daş yok mu daş!

Karalayan: t.u.b.a Tarih: 25.4.11 8 Yorum var, evet.

Ya arkadaş, yatıp kalkıp sabah akşam demeden dua ediyorum Allah'ım, beni Teletabi neslinden çok daha önceleri ana rahmine düşürdüğün için sana binlerce kez şükürler olsun diye, yemin ederim.

Embesillikte gelinebilecek son noktadır bu Teletabi saçmalığı ki düşünün; bir neslin evlatları buna çocukluk dönemlerinde maruz kaldı, direkt içlerine, beyinlerine işledi bu salaklık yani. Ben üç beş seneyle paçayı kurtardım; yüce yaratıcıya nasıl müteşekkirim anlatamam! Hele o güneş, hele hele İngiliz aksanıyla pöğğ, say hellö diyen dış ses yok mu?... Off yani.. Yeryüzünde bir insan nesli gerizekalı oldu bunlar yüzünden..
O dört şebelek de tek başlarına Sodom ve Gomore'yi oluştururlar isteseler, o potansiyel bariz bir şekilde var.
Keşke Youtube'da Suggestions diye birşey olmasaydı. Beni yine hayattan soğuttun Youtube, çok hainsin.

Şey: Videoyu dikkatlice bi izlediğimde farkettim ki ''osuran pembe kusmuk'' yiyormuş bi de bunlar! Allah belasını versin bunu yaratan zihniyetin; başka da bişey demiyorum!

Cuma, Nisan 22, 2011

'' Bu renkleri de nerden buluyorsun kızım Allah aşkına! ''

Karalayan: t.u.b.a Tarih: 22.4.11 0 Yorum var, evet.
İki oje fotosu koyup gidiyorum hemen, bir ara yine uğrayacağım:

Golden Rose 219
Alix Avien 254

Şey: Olmayan yazının başlığı, annemin yeşil ve türevi renklere olan önlenemez tutkum neticesinde dillendirdiği cümlelerden sadece birisi.. Bir de tövbe tövbe, Allah'ım sen günah yazma.. bakışı var ki burda anlatılmaz; anlatılmak istense de kelimeler yetmez, yetemez. Flormar ya da Alix Avien gün gelir batarsa annemin bu marjinal oje rengi seçimlerime başımıza taş yağacak, dünyanın sonu geldi, sen gör bunları Rabbim! ayarındaki yaklaşımı yüzünden olacak, nah buraya yazıyorum...

Salı, Nisan 19, 2011

Turkuazdan vazgeçemem: Golden Rose 222 ve Konad

Karalayan: t.u.b.a Tarih: 19.4.11 6 Yorum var, evet.
Üzerine tıklanınca büyüyen bir fotoğraf: Şekil 1: A
Eee kırk yılın başı aradığım bir ojeyi bulmuşum, şişeyi bitirene kadar süreceğim tabii. Şurda daha önce bahsettiğim Golden Rose 222'nin üzerine kiraz deseni uyguladım. İyiden iyiye yazı getirdim galiba.. Yaz da inat etmese de gelse artık; nisan bitecek ama hala yağmurdan, soğuktan kurtulamadık. Donuyoruz Mikail usta, şu havalara bi el at artık istersen :P

Pazartesi, Nisan 18, 2011

Sizin oralarda özgüveni tavan yapmış birileri var diyorlar ...

Karalayan: t.u.b.a Tarih: 18.4.11 1 Yorum var, evet.

Erkek muhabbeti denen mevhumun hastası, müptelası değilim, sevmem de zaten. Topluca bir araya gelmek suretiyle koloni oluşturup bütün muhabbet mevzusu ağız burun kırmacalı bilgisayar oyunlarından, futboldan, kadın - kızdan (dikkat edersen karı - kız demedim, dikkat et olur mu?) ibaret olan birey sayısı pek fazla çünkü.  Ama en güzeli baba var ya, kız olsam kevaşenin, ırıspının önde gideni olurdum, önüme gelen erkekle halvet ederdim! içerikli erkek muhabbetidir ki bu cümleyi sarfeden yurdum delikanlısındaki o içten içe yanmakta olan ateş ve hırs, beni her daim isyanlara sürükler. Evet, her Türk erkeğinin içinde gizliden gizliye bir ''kız olup dünyadaki tüm erkeklerle hunharca birlikte olma arzusu'' yatar, bunu bilelim.

İnsandaki özgüven miktarı, yaptıklarının ve yapacaklarının teminatı olsa da erkeklerimiz neyine, nerelerindeki seksapeliteye güvenerek kız oldukları anda tüm erkeklerin kendileriyle birlikte olmak için sıraya gireceğini düşünebiliyorlar bilememekteyim. Ya da biz erkekler, önümüze çıkabilecek her türlü görünümdeki kızla halvet eyleyebilecek midesizlikte bir yapıya sahibiz mi demek istiyorlar, ne demek istiyorlar?
Biz Türk kızlarının annem evlenmeden önce göster ama tutturma, okşat ama elletme dedi Berkehan, avucunu yala ısrarı yüzünden mi tüm bu isyan, haykırış yoksa? Kibariye'nin annesinin birebir kopyası olsanız dahi arzulanacağınızı düşünüyor musunuz sayın beyler? Bana bunların cevaplarıyla gelin önce.

Lan zaten bi bu muhabbete, bi de Coca Cola İslam düşmanıymış, içersen cehennemde külbastı formunda zebanilere servis edileceksin, Allah'la konuştum da geldim, bana öyle dedi muhabbetine akıl sır erdiremiyorum. Şu kesin yargılarınız yok mu, ömrümü tüketiyor gençler, hayatımdan çalıyor. Kibariye şarkıları eşliğinde Coca Cola içesim geldi şu an, beni düşürdüğünüz durumlara bakın, yazık; çok yazık...

Baaak benim eski sevgilim var, senin var mııı?!

Karalayan: t.u.b.a Tarih: 18.4.11 0 Yorum var, evet.
İnsanın eski sevgilisinin olması sanırsam öyle herkese nasip olamayacak kadar mühim ve kişiyi ayrıcalık sahibi yapan bir durum olsa gerek ki ne kadar eşim, dostum varsa gün boyunca eski sevgili muhabbetleri yaparak kafamın içine içine ediyorlar mütemadiyen.

'' - Dün bilmemnereye gittim, bir zamanlar Koray'la da giderdik hep :(

- Öğlen yemeğinde biber dolması yedim, Ersin de çok severdi biber dolmasını :( :(

- Adil Işık'ta fuşya bi tişört gördüm, Serhan olsaydı kesin al aşkım, fuşya sana çok yakışıyor derdi :( :( :( ''

diye devam eden ''ben ve bir zamanlar eski sevgilim, aaaah aaah :( '' içerikli cümlelerin canımı bu kadar sıkmasının nedeni, eski sevgiliden bahsetmenin bu denli prim yapmasını salakça bulmamdan başka birşey olmadığını evvela belirteyim. Bir zamanlar birşeyleri paylaştığımız insanlar elbet bizde bir takım izler bırakmış olabilir lakin yolları ayırdıktan sonra bile yedi gün 24 saat, günde üç öğün üzgün bir surat ifadesi eşliğinde merhaba ben Jülide, birazdan kafanızı şeyedercesine anlatacağım kişi de eski sevgilim Hakan olmakta. Öyleyse başlayabilirim: Ühühühühühü içerikli ağlaşmalarınızı dinlemek zorunda olduğumu sanmıyorum.

Üstelik madem durmadan, usanmadan benim eks de şöyle iyi adamdı, böyle güzel herifti diye biz mağdurların başlarının etlerini yiyecektiniz, ne halt etmeye ayrıldınız sormak farz oluyor bu durumda. Yemin ediyorum yavuklusu olan kızlar bu kadar bahsetmiyorlar gönül verdikleri adamlardan.
Tez zamanda baş göz mü etmeye çabalasak ne etsek sizi, ne yapsak? Ne bileyim, belediyelerin açtığı beleş biçki dikiş, tabak çanak boyama kursları filan var, onlara gidin kafanız dağılsın. Hadi, kurslar paralıysa da ben ödeyecem parasını, yeter ki biz hay size de eski sevgilinize de ulan! cümlesi altında birleşmiş biçareleri rahat bırakın. Kendinizi çanak - çömleğe adayın, en azından insanlığa bi faydanız dokunsun.

Perşembe, Nisan 14, 2011

İçimdeki turkuaz aşkı bambaşka: Golden Rose 222

Karalayan: t.u.b.a Tarih: 14.4.11 3 Yorum var, evet.
Üzerine tıklayınca büyüyüp netleşiyor bu.
Aylardır harıl harıl turkuaz oje aramalarım üstteki fotoğrafta da görülebileceği üzere nihayet aslanım Golden Rose sayesinde sona erdi.

Genelde Türk oje markalarında bu tarz iddialı denebilecek renkler bulmak pek mümkün değil. O nedenle Golden Rose'u can-ı yürekten tebrik ediyorum. 222 numaralı bu oje, sanırım Paris grubunun yeni serisinde yer alıyor. Çünkü Golden Rose'un ojelerine yabancı olmayan biri olarak varlığından yeni haberdar oldum.
Bununla beraber bir de yine yeni seriden olduğunu düşündüğüm 209 nolu sarı renkten de aldım, o da pek güzel, pek harika..

Bir aya kalmaz şişenin dibini göreceğim galiba, gidip 222'den bir tane daha edinsem iyi olacak.

Size daha fazla küfür edip seviyemi düşürmek istemiyorum ama ...

Karalayan: t.u.b.a Tarih: 14.4.11 2 Yorum var, evet.
Dayanamıyorum agalar, olmuyor; başaramıyorum..


Yahu bu şarkı ve performans dururken gidip şu gerizekalı embesil şeyi birinci yaptınız ya, Allah hepinizin cezasını versin Evropalılar gibi! Yine bir Eurovision heyecanı dalgasına girmişken aklıma geldi tekrar, dellendim.
Ya adamlar gitti bu performansa oy yağdırdı abilerim, ablalarım; nasıl dellenmem ben? Sonra diyorlar ki Eurovision'u ne ciddiye alıyorsun, salak saçma bi yarışma işte. Evet, öyle de elinizi vicdanınıza koyun sevgili okuyucu insanları; Erevizyon dendi miydi akşam TRT başına kitlenip oylama esnasında tırnak kemiren milletiz biz; Allah aşkına o Lena'nın mıy mıyladığı şarkı kazanacak şarkı mıydı? Tamam, ben de yarışma öncesi stüdyo kaydına pek bayılmış, bu kazansın, güzelmiş demiştim ama tekrar diyorum, eller vicdana; o canlı performans ne rezil, ne salak bişeydir yarabbim? Avrupa Birliğiniz'i de alın başınıza çalın; istemiyorum şu saatten sonra! Lan resmen hakkımızı yediler, ıslak meşe odunuyla dövesim geliyor Satellite'a oy veren herkesi. Göz göre göre yapılmaz en azından, insan utanır be; yuh.

Bu arada Yüksek Sadakat'in şarkısı bu seneki Eurovision şarkılarının çoğundan fersah fersah iyi. Ama bu Avrupalılar bu sene de gider bunu birinci yapar; beklerim yani; olur. Terbiyesizler.

Bunu öğrendiğim iyi oldu

Karalayan: t.u.b.a Tarih: 14.4.11 4 Yorum var, evet.
Her gün yeni bir bilgi öğreniyorum, cahilliğimi yeniyorum başlıklı yazılar yazmak istiyorum aslında.. Yani şu son öğrendiğim gerçekle beraber bende böyle bir istek oluştu, önünü alamaz oldum.

Seneler boyunca sağda solda, büfelerde filan hep duydum dilli kaşarlı tost diye. Ama bu güne kadar yemeyi bırak, nasıl bir şey olduğunu merak edip bilene sorma, fikir alma, muhteviyatını öğrenme hakkında herhangi bir çabam olmadı. Bir zaman önce öğrendim ki bu dilli kaşarlı tostun içinde bildiğin dana dili varmış! Ahahaha cahil, bunu herkes bilir ki demeden önce herkeslerden biri olmak için bu güne değin bir çaba sarfetmediğim özellikle bilinsin isterim. Gerçi buna bu kadar şaşırmam da oldukça abes çünkü dana, koyun gibi havyancıkların cinsel bölge organlarını da afiyetle mideye indiren insan var yani. Bu mu garip karşılanır şimdi Allasen? Ama dilli kaşarlı denince ben hep, kaşarın dil şeklinde uzun kesilerek ekmeğin içine yerleştirilmesinden ötürü böyle bir ad verildiğini sandım durdum. Herifler gerçek dil koyuyormuş lan!! Bunu bilmeden yemiş olsaydım şu an ölmem miiii, beni daşlara vurun! diye ağıt yakıyor olurdum herhalde.

Cahillik çok pis birşeymiş aga, bundan böyle yeryüzünde ne kadar amaaan banane canım deyip burun kıvırdığım her ne varsa hakkında bilgi edinmeye karar verdim. Lan hanım göbeği diye bize senelerdir ne yediriyorlar belki, haberimiz yok. Tavuk göğsünün içinde gerçek tavuk olduğunu öğrendiğim gün bu kadar yıkılmamıştım, bu dil olayı ağır geldi.

Ortalık karıştı, düzen bozuldu; yetiş ya Jesus Christ!

Karalayan: t.u.b.a Tarih: 14.4.11 2 Yorum var, evet.

Şimdi bu videonun Türk versiyonu olsaydı ve bu kızcağız İncil yerine diyelim ki Kuran'ı böyle sayfa sayfa yırtıp yakı yakı verseydi hali nice olurdu? Ben diyeyim sana: Parça pinçik ederlerdi bunu, kemiklerini bulamazdınız yemin ediyorum. Linç ederlerdi, meydan dayağı çekerlerdi, Taksim'de ibret-i alem olsun diye salıncak gibi sallandırırlardı.

Tamam, düşünce özgürlüğü de; bana göre çekmesi fazla cesaret isteyen bir video olmuş gibi gibi. Kızın o mimikleri, hal ve hareketleri filan nassı kodum ama hissiyatını birebir veriyor insana.. Ha, ben izleyince ne sinirlendim, ne mutlu oldum, hoşuma gitti; ne de üzüldüm. Keza bizim buralarda fazla cesaretli denyonun biri çıksa aynı şeyi Kuran için yapsa, hissiyatlarım yine buna yakın olurdu.. Ama inançlı bir Hıristiyan için şüphesiz ki fazla kalp kırıcı ve yaralayıcı olmuştur bunu izlemek, tahmin edebiliyorum.

Bir de Youtube'da bunun gibi onlarca helele olele İncil yakıyoruz süper yaaa!! içerikli video var! Kimse de şikayet etmiyor bunları; üstelik waowww adamım mükemmel bu!, oha süpermiş ahahaha! içerikli ecnebi yorumları dolu altlarında. Dünya nereye gidiyor bacılarım, kardeşlerim? Düşünce özgürlüğünün bokunu çıkarmış gavur gençleri; olayı aşmışlar, bitirmişler; hayırlı uğurlu olsun :P

Her şeyin bir kolayı var elbet

Karalayan: t.u.b.a Tarih: 14.4.11 5 Yorum var, evet.
Fotoğrafın üzerine tıklanıp büyük versiyonu görülebilir.
Haftalardır sinir krizleri geçire geçire, tırnaklarıma nail art denen zıkkımı uygulamaya çalıştım durdum. E tabi bu beceriksizlikle elime gözüme bulaştırdım her birşeyi.. Nail art kiiim, ben kim anam? En son pes edip ben önce hele doğru dürüst oje sürmeyi öğreneyim de tırnak sanatı şeysi eksik kalsın dedim taa ki Konad denen güzellik ile tanışana kadar.

Evvella bu yazımın eril okuyucuları; sizler otomobil, dövüşlü bilgisayar oyunları, ayıplı filmler, futbol filan nasıl müptelası iseniz biz dişiller de böyle ojeydi, rujdu, o tarz şeylerin delisi, hastasıyız. O nedenle ''bu kız da paso tırnak boyası yazıları yazıp duruyor blogunda, başlayacam he'' demeyin. İstirham ediyorum.

Konad denen Allah'ın bir mucizesine dönecek olursam; bu ulvi icat sayesinde tırnaklarınızın üzerine cici mi cici, munis mi munis böyle kedi gibin desenler nakşedebiliyorsunuz. Hem de saatlerce tırnak üzerine desen çizecem diye kasmadan, harap, bitap düşmeden.. Herşey üç beş damga olayına bakıyor. Şurdan nedir, ne değildir hakkında detaylı bilgilere ulaşılabilir.. Üstelik ben de istiyorum denilirse yine aynı şurdan satın alınabilir.

Ben de aldım bunlardan bir set ve neredeyse saatlerimi alan desen çizmeye çalışma işkencelerime bir son verdim. Artık kolaylıkla tırnaklarıma gören herkesin tırnaklarınız ne güzel, nasıl yapıyorsunuz dediği desencikler uygulayabiliyorum.
Ama tabii ben beceriksizin taaa önde gideni, bayrak sallayıp melabaaa ben burdayım! diyeni olduğum için bu gayet kolay uygulamayı da hakkını vererek, dört dörtlük uygulayabildiğimi söyleyemeyeceğim . Desen diskimdeki çiçek desenini aşağıda görülebileceği gibi yamuk yumuk baskılamamdan da rahatlıkla anlaşılabilir bu. Yüce yaratıcıdan bir an evvel estetik mevhumunu zihnime yerleştirmesini diliyorum. Ya da biraz daha mı pratik yapsam ne? Ya aslında kolay gibi görünüyor ama zor bunu uygulamak yani, hı hı evet kesin öyle.


Şey: Rezalet Konad uygulamama kurban giden pembe ojenin markası Alix Avien, numarası da 158 olmakta. Çiçek deseni için kullandığım oje de Alix Avien'in 163 nolu laciverti.

Şey 2 : Konad'ı süper derecesinde kusursuz uygulayan bir kaç blog ziyaret etmek isterseniz sizleri şuraya, şuraya ve şuraya alalım.

Pazar, Nisan 10, 2011

Flormar Neon serisinden bir kaç renk

Karalayan: t.u.b.a Tarih: 10.4.11 5 Yorum var, evet.
Fotoğrafın üzerine tıklanıp az büyük versiyonu görülebilir.

Flormar'ın böyle renkleri de var işte.. Son zamanlarda bana göre cidden aştılar kendilerini. Halbu ki ben seneler boyunca Flormar'ın sadece beyaz ve pembe tonlarında ojeler çıkarttığını zannettim durdum. SuperShine ve yukarıdaki fotoğrafta görülebilen Neon Colors serisi sayesinde artık takdir ve saygıyla anıyorum kendilerini.

Neon serisinin en sevdiğim renkleri de fotoğrafta görülenler olmakta. Renk kodları kırmızı 10, yeşil 07, mavi 02 ve sarı 06. Tam da yaz kapıya dayanmışken yaza uygun ojeler sürünmek fikrine iyiden iyiye alıştım. Son günlerde asla koyu renkler sürmüyorum, varsa yoksa canlı ve açık tonlar.

Sürüm kolaylıklarına ve kaç kat sürdüğüme gelirsem, kırmızı rengi tek kat sürmem yetti. Diğerleriniyse iki kat sürdüm çünkü kırmızının aksine tek katta renklerini fazla belli etmediler. Hatta iki kat bile yetmemiş gibi görünüyor zira fotoğrafta tırnak çizgilerim belli oluyor, o yönden biraz eksileri var diyebilirim.

Kafamda yazacak binbir konu olmasına rağmen canımın yazmak istememesinden ötürü, bir süre daha çoğunlukla oje konulu yazılar olacak buralarda. Duyanlar duymayanlara haber etsin.

Salı, Nisan 05, 2011

Seni anan benim için doğurmuş: Flormar SuperShine 04

Karalayan: t.u.b.a Tarih: 5.4.11 3 Yorum var, evet.
Sen nasıl güzel bir renksin Flormar SuperShine 04!

Ojede pembelerin şahı, kralı, efendisi ilan ediyorum seni. Bu ünvanı layıkıyla taşıyacağına eminim...


Fotoğrafların üzerine tıklanıp büyük versiyonları görülebilir.

Kafan çok hoşmuş tatlım, güle güle kullan

Karalayan: t.u.b.a Tarih: 5.4.11 2 Yorum var, evet.

Yo hayır, bunun hakkında da yorum yapabilecek kadar bilge ve ulvi bir düşünce yapım olduğuna inanmıyorum. Sadece izliyorum ve feyz alıyorum kendisinden..

Bu ülkeye bir Nihat Doğan daha gelemez, gelmeyecek de canlar; bu gerçeği göz önünde bulundurarak şahsına saygıda kusur etmemeliyiz bana göre.

Merak etme sevgili Nihat; biz iyi bakacağız bu ülkeye; ağlama, sil gözyaşlarını. Kıyamam yavruma ben. Yazık lan.
© 2006 - 2058 Bilinçsiz Karalamalar

Bu blogda okuduğunuz ya da okumakta olduğunuz bütün yazılar, aksi belirtilmemişse blog sahibesi tarafından yazılmıştır. O yüzden hepsi olmasa da bazı hakları saklıdır. İçeriği kopyala - yapıştır yöntemiyle başka bloglara, sitelere koyarak ''bak bunu ben yazdım, negzel diğğ mi?!'' şeklinde hastalıklı ve şizofren bir tavır takınmanıza gerek yoktur. Adam gibi kaynak belirtmek şartıyla blogdan alıntı yapabilirsiniz zira, birbirimizi kırmayalım.
 

t.u.b.a'nın karaladıkları Template by Ipietoon Blogger Template | Gadget Review