''Flaş flaş! Facebook'ta gönderdiği iletiye yirmi dakika boyunca like alamayan kız, bileklerini keserek intihar girişiminde bulundu. Hastaneye kaldırılan genç kız, doktorların müdahalesi sonucu kurtarılabildi'' diye bir haber okusanız ne kadar ciddiye alırsınız? ''Almam; düpedüz Feysbuk çılgınlığıyla maytap geçmek için uydurulmuş bir haber bu'' demeden önce bir kere daha düşünün. Var böyle manyaklar, vallahi de var.
Ecnebilerin bireysel manada ''attention whore'' dediği ilgi manyaklığını günümüzde ifşa etmenin, göze göze sokmanın en büyük evsahibi şüphesiz ki Facebook..
Salt bir iletişim aracı olarak kullanılmasının yanısıra Facebook; gittiğinden gezdiğine, gördüğünden yediğine - içtiğine, sevdiğinden nefret ettiğine her türlü ıvır zıvırı bi şekilde paylaşmazsa kurdeşen dökecek, reflüsü azacak, tansiyonu fırlayacak histerik binlerce insanın da vazgeçilmez mekanı.
Farklı açılardan çekilmiş ancak birbirinin aynı, sağ altta çekildiği tarih yazmazsa olmaz onlarca dijital fotoğrafla doldurulmuş, bizimkilerle piknik sefası :))), Oğulcan'ın doğumgünü, çılgın düğünden kareler, bnn ve arklerrrr, yeni evimiiiiiiiz!, tuvalette sıçarken, gibisinden isimler verilen sürüsüne bereket fotoğraf albümünü paylaşınca kendini iyi hisseden, gönderdiği herşeye yorum ve like bekleyen; beklentisine yanıt alamayınca ciddi ciddi psikolojisi bozulan, hayatı kararan bir kitleden bahsediyor psikologlar ve durum gerçekten ürkütücü boyutlara varmış vaziyette.
'' Ulan bi like be! Bi like lan Allahsız tosbaalar! ''
Beni bir zamanlar müridi olduğum Facebook'tan uzaklaştıran en önemli etkenlerden biri, arkadaşlarımın reel hayattaki münasebetlerimizin çoğuna ''yaaa kanka, feyste bu akşam bişey paylaşcam beğensene lütfeeen!' kalıbını sokuşturmadan duramamalarıydı. Hatta bir vakitler, durum o kadar vahim bir hal almıştı ki paylaştığı şeyleri like'lamadığım arkadaşlarımın ertesi gün en okkalı serzenişlerine, çemkirmelerine maruz kalıyordum. En sonunda like'ınıza bir, size binbir ulan! deyip Facebook sayfamın kepenklerini kapattım. Kafa olarak en rahat dönemlerimden birini geçiriyorum diyebilirim:
- t.u.b.aaaaa! Yaaa akşam feysi aç tamam mı, ekle beni; çok güzel bişey paylaşcam mutlaka beğen!
- Feys kullanmıyorum canım ben, bıraktım, baya oldu.
- Nası yaaaa... :( Niye? Feysin yok mu yani şimdi?!
- Yok güzelim, eksikliğini de hissetmiyorum pek.
- İnanmıyorum!
- Bence inanmalısın, hadi başka kapıya anam.
Yazıya ilham kaynağı olan ilgili linkteki haberin tek yorumunu yazan Cem Bayraktar'ın da cuk oturttuğu gibi: Ne manyaklar var yarabbim. Ve biz bu manyaklarla yanyana, dipdibe yaşıyoruz. ''Kanka yaa iletilerimi beğensene noooluuurr! :((((((( ''diyen insan var; var yani bu. Kankalar götürsün seni, görgüsüz müptela.
Pazartesi, Ekim 10, 2011
Ne manyaklar var yarabbim
Karalayan:
t.u.b.a
Tarih:
10.10.11
Kategoriler:
ben ben ben ben ben,
facebook,
facebook kullanmıyorum eksikliğini hissetmiyorum,
Güncel,
Kişisel,
mark senin yüzünden millet manyak oldu abicim
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)


4 Yorum var, evet.:
Aaa öyle deme Tubacım, facebook olmasa ilkokul arkadaşlarımızı nereden bulacaktık :P Cidden en büyük ihtiyacımdı kendilerine ulaşmak. Seneler sonra bulacağım diye kıvranacağıma yakınımda tutardım kendilerini cidden seviyor olsam di mi?
Senelerce "Kullanmıyorum, eksikliğini de hissetmiyorum" kalıbını kullandım "E o zaman onca saat internet başında ne yapıyorsun" gibi zeka pırıltıları taşıyan bir soruyla karşılaştım her defasında. İnternet=facebook çünkü. Sonra bazı arkadaşlarıma ulaşabilmenin tek yolunun facebook olduğu gerçeğiyle yaşamaya alışıp bir hesap açtım ve facebook'un en meşhur fonksiyonuyla tanıştım. İlkokul arkadaşlarını bulma özelliği. İşte ben de bu yüzden bileklerimi kesebilirim zira pek çoğu uzun zamandır evli, çocukları var vs. Ben hala "akademik kariyer yapcam ben yeaa" diye kendimi kandırıp elimde kitaplarla ortalıkta dolanıyorum. Millet hayatını kurmuş ben hala öğrenciyim, bu nasıl adalet :D
-Buraya ağlama efekti gelecek-
Herkes kendini sergiliyor facebook'ta. Paylaşıma fazla like gelmesi ne kazandırıyor ki?!
Sanırım bu konuyla ilgili bilimsel tanılar konmuş,kanserden hiçbir farkı yok gibi geliyor bana,ömür törpüsü
selin, ama facebook yokken de internet vardı. birilerinin bu gerçeği hatırlaması gerekiyor galiba :P facebook hesabımı açtığımda yaptığım ilk şey ilkokul arkadaşlarımı aramak olmuştu benim. başlarda iyiydi, güzeldi de sonraları sıkıldığımı anladım. iyi böyle :)
rahat yazar, o psikolojiyi anlamıyorum işte. facebook'ta aldığın üç beş like sana gerçek yaşamında ne kazandıracak? bunun cevabını mantıklı bir şekilde verebildiğimizde sorunlar da çözülecek bence.
mirza, millet yaban ellerde facebook bağımlılarına klinikler açmış. burda da böyle yerlerin şart olması yakındır, eli kulağında.
Yorum Gönder