Özgeçmişlerin, kullanılabilen bilgisayar programları kısmına internet, word, excel, powerpoint yazanların bir dernek altında birleşmesi şart koşulsaydı şayet, Türkiye'deki en fazla üyeli dernek bahsi geçen ''Word ve aslında formüllemesi hiç bilinmediği halde sırf lisedeki bilgisayar derslerinde iki kurcalatıldı diye her türlü özgeçmişse yazılması farz olan Excel'i yaşatma derneği''ne ait olurdu. (Bi de adı afilli arkadaşın: Excel. Breh, breh.)

Ben de az yazmadım özgeçmişime zamanında internet biliyom, bi de kitap okumak ve fotoğraf çekmek en büyük fobilerim arasındadır diye.. Şimdi adamların beni niye bir kere bile görüşmeye çağırmadıklarını daha iyi anlıyorum. İnternet bilmek, fobi; olllllldu o zaman.

Ama her kullanabildiğin bilgisayar programını da özgeçmişe yazamazsın, dalga geçerler, alaya alırlar. Mesela ben çok mis video kırpma, yapma, biçme programları kullanmayı da biliyorum. Örneğin şu tarz videolar yapma konusunda uzmanlaştım, olayı aştım bitirdim. Ama o nalet kağıt parçasına yazamam işte daha önce kliplendirilmemiş içli aşk şarkılarına, aşırtma ecnebi jpegler ve karp titretici tekstlerle bezeli amatör klipler hazırlıyorum diye, bi taraflarıyla gülerler.

Bi de şeyi seviyorum ben; .... hah, İrfan'ı ....



Benim kendisine kısaca İrfan demeyi tercih ettiğim Irfanview; bir resim, yerine göre her tür uzantılı dosyayı açma - oynatma programı.

İrfan ismindeki (şaka değil, ciddiyim. bildiğin irfan lan :P) Bosnalı bir programcı tarafından geliştirilen bu dehşetengiz program sayesinde jpg, bmp, gif tarzı daha onlarca resim formatını bilgisayarı hiç kasmadan, böyle pıt diye açabiliyorsunuz. Fotoğraf üzerinde renk oynamaları yapma, kesme, biçme, üzerine yazı ekleme gibi atraksiyonlar da cabası. Cunyır Fotoşok gibi namızsız, kurban olurum. Hele o fare mi kedi mi ne idüğü belirsiz, gözü bandanalı kırmızı mahlukat ikonunun da (az tepedeki resim) ayrı hastasıyım.
Hastalığım genele vurulduğunda öyle boyutlara ulaştı ki, nerde Irfanview kurulmamış bir bilgisayar başına geçsem, ilk işim internetten canım İrfan'ımı indirip başında bulunduğum zavallı makinayı kendisiyle tanıştırmak oluyor. İmkan olsa çiçek, çikolata yaptırıp istemeye gideceğim, öyle de bir gönül bağım oluştu. Sevmek suçsa, ben idamlığım hakim bey. Verin cezamı! :P

3 Yorum var, evet.:

Selin dedi ki...

CV'ye "biliyom yaa" yazacak kadar word, powerpoint ve internet biliyorum :P Excel desen ancak not ortalaması falan hesaplayacak kadar var :P (Ahh ahh öğretmen olmak böyle işte) Ama İrfan'ım yok bilgisayarımda :(( Şu an kendimi çok eksik hissettim, canım yandı. Acilen İrfan'ı istiyorum bilgisayarımda, hemen, şimdi :(

Syrano dedi ki...

Resimler hakikaten hiç kasmadan, pıt diye açılıyorsa 7 senelik ACDSee ilişkimi sonlandırırım artık.

8000 küsür resim var, açması 1 dakika falan sürüyor, sadece bir resmin adını değiştirince bile yine bir o kadar bekletiyor.

İyi oldu bu, bir inceleyim bunu ben :)

t.u.b.a dedi ki...

selin, hadi word, internet filan tamam da önüme excel açsan al formülle diye apışıp kalırım :( bi onu öğrenemiyorum. ben de bu konuda dertliyim :P

syrano, ben çok memnunum irfan'dan :P tavsiye ederim.

© 2006 - 2058 Bilinçsiz Karalamalar

Bu blogda okuduğunuz ya da okumakta olduğunuz bütün yazılar, aksi belirtilmemişse blog sahibesi tarafından yazılmıştır. O yüzden hepsi olmasa da bazı hakları saklıdır. İçeriği kopyala - yapıştır yöntemiyle başka bloglara, sitelere koyarak ''bak bunu ben yazdım, negzel diğğ mi?!'' şeklinde hastalıklı ve şizofren bir tavır takınmanıza gerek yoktur. Adam gibi kaynak belirtmek şartıyla blogdan alıntı yapabilirsiniz zira, birbirimizi kırmayalım.