Serin video birader, ama bu oyun böyle oynanmaz kardeşim. Oooh ne ala; bulmuşsun gizli geçitleri, katakullileri; atıyorsun havanı. Bir kere bile Thank you Mario but our princess is in another castle yazısı görmemişsen neyleyim ben öyle Super Mario'yu! Kınıyorum.

Hepsini geç; oynayan insan evladı altındı, büyüme mantarıydı, hak yıldızıydı filan hiç tenezzül etmemiş; Arap atı gibi koşturmuş mübarek.

Super Mario yüzünden kafayı çozutan sabi yavru görmesin bunu, Bakırköyler'den toplayamayız sonra. Aman.

2 Yorum var, evet.:

Vuslat AKTEPE dedi ki...

Bir aralar bir arkadaş göstermişti bana bu oyunu artık on sene mi oldu on beş mi hatırlamıyorum. Bir kaç gidip sonra bırakmıştım. (tamam itiraf ediyorum gidememiştim de ondan bırakmıştım) şimdilerde değil sanırım ama o zamanlar ne çok konuşulurdu bu oyun hakkında, yeniden oyunla ilgili bir yazı görmek geçmişi anımsattı birden...

t.u.b.a dedi ki...

vuslat aktepe, ben de tam tersi, sürekli yanınca daha bir hırsla oynardım mario'yu :P ama prensesi kurtarınca üzerimden büyük bir yük kalkmış gibi hissetmiştim, hiç unutmam :P

© 2006 - 2058 Bilinçsiz Karalamalar

Bu blogda okuduğunuz ya da okumakta olduğunuz bütün yazılar, aksi belirtilmemişse blog sahibesi tarafından yazılmıştır. O yüzden hepsi olmasa da bazı hakları saklıdır. İçeriği kopyala - yapıştır yöntemiyle başka bloglara, sitelere koyarak ''bak bunu ben yazdım, negzel diğğ mi?!'' şeklinde hastalıklı ve şizofren bir tavır takınmanıza gerek yoktur. Adam gibi kaynak belirtmek şartıyla blogdan alıntı yapabilirsiniz zira, birbirimizi kırmayalım.