Büyük Türk şarkıcı ve türkücüsü Tarkan bey hazretleri bundan seneler seneler evvel ne de güzel söylemiş ''yeni adet gelmiş eski köye vah, dostlar mahvolduk!'' diye.

Halbuki biz yıllardır klasik Knorr çorbalarıyla seviyeli ve uyumlu ilişkiler içerisindeydik ülke olarak.. Efendime dert yanayım; bir kremalı domates, kremalı sebze, ezogelin gibisinden en enfes ve en klasik tatları bir kenarda bekleten sevgili Knorr, bir zaman önce yeni çorba çeşitlerini piyasaya sürdü.

Muhafazakarlık kadar tiksindiğim bir olgu, bir durum yoktur şu hayatta.. Yeniliklere açık olmak her zaman iyidir, insan kendini yenilemelidir, sabit fikirli olmamalıdır tarzı zihniyetin bayrak sallayanı, meşale taşıyanıyım diyebilirim. Sırf bu yüzden ve Knorr'un çorbalarını pek sevmemden ötürü yeni çeşitlerinden birini denemeye karar verdim geçenlerde.

Bir kere ismi on numara yeni çorbamızın: Analı Kızlı. Höh di mi ama var böyle birşey. İçeriği köfte ve nohuttan ibaret bir çorbaya analı kızlı ismini uygun bulan kitleyi kutlamak isterim nacizane. Ha, köfte dediysem de fazla ciddiye almayın çünkü köfte niyetine üç beş pinçik et atmışlar içine; '' al sana köfteli işte daha ne istiyorsun ''olmuş. Ama nohutu bol şimdi, o konuda haksızlık etmeyeyim :P İki küçük parça kıyma simulasyonunu da eşantiyon olarak sonradan eklemişler, Allah razı olsun. Tat olarak içilebilir bence,bir mahsuru yok. Güzel yani. Ama o köfte kandırmacası, evrim aldatmacası, Darwinizm'in çöküşü filan? Ah içim yanıyor, neyse.

Halk olarak bu tür yiyecek isimlerine alışkınız aslında: Vezir parmağı, dilber dudağı, kadın budu köfte, imambayıldı, genç kız rüyası, yengen vesaire senelerdir mutfağımızda ve belleklerimizde garipsenmez bir yer edinmiş vaziyette. (Tamam, genç kız rüyası biraz ağır oldu, kabul ediyorum :P Ama diğerleri bilindik yani) Analı kızlı da aslında yöresel bir yemek olmakla beraber benim yeni haberdar olduğum lezzetlerden biri. Knorr'un bir suçu yokmuş esasen, sonradan yaptığım araştırmalara göre gerçekten varmış böyle bir şey yani. Cahilliğime tüküreyim. (Köfteyi unuttuğum zannedilmesin, aklımda :P )

Ben şeye cidden çok üzüldüm ama: Köfte diyorsun da içinde köfte yok be abi! Nohutla çocuk mu kandırıyorsun sen? Bol koyacaksın eti içine, bak nasıl satılır o. Düzinelerce alırım yemin ediyorum. Ete verecek para mı var bizde? Anca böyle işte çorbanın, bilmemnenin içinde görürsek gözlerimiz yaşarıyor, sevinçten ne edeceğimizi şaşırıyoruz. Umutlarımızla oynamasaydın keşke. Köfteyi bol tutsaydın, olmadı bu. Bu sefer güldürmedin Knorr, yakışmadı :P

4 Yorum var, evet.:

Güllerevurgunum dedi ki...

ya bu yemek adları müstehcenlik sınırlarını hakkaten zorluyor. Ama sana ontolojik bir analiz yapayım ki bu analizimin azıcık da olsa konumuzla alakası var:

Ben iç anadolu da yazları sokak düğünlerine şahit oluyorum. böyle bildiğin sokakaları kapatıp şıkıdım şıkıdım oynuyorlar. hepsi ankaralı turgut ritminde şarkılar. ama sözleri bir duysan yemin ediyorum TV de çıksa RTÜK ot tv yi kapatır. düğünde böyle şarkı söyleyen bir toplumun yemeklerine bu adları koymasını da normal karşılamak lazım kanımca. He mi?

t.u.b.a dedi ki...

şarkıları bilemediğim için yorumda bulunamıyorum ama yemek isimlerinden ne tür sözlü şarkılar olduğunu az çok tahmin edebiliyorum. anladım seni ben :)

halil dedi ki...

ah tuba ah... bunu nasıl bilmezsin... ama hazır çorba olması imkansız.çünkü bu çorbanın aslındaki ana, içli köftenin biraz küçüğü; kızı ise içli köftenin bulgurlu kısmından misketler. nohut sadece içinde görnitür :P bgn çok ukalayım... ama annem yapar; çok lezzetli olur.

t.u.b.a dedi ki...

halil, gerçekten sen misin yoksa gözlerim beni yanıltıyor mu? :D
ben hiç orijinalini yiyip içmediğim için bilemiyorum nasıldır, içinde neler vardır. tadı güzeldi ama köfte konusunda hala ısrarcıyım :P

© 2006 - 2058 Bilinçsiz Karalamalar

Bu blogda okuduğunuz ya da okumakta olduğunuz bütün yazılar, aksi belirtilmemişse blog sahibesi tarafından yazılmıştır. O yüzden hepsi olmasa da bazı hakları saklıdır. İçeriği kopyala - yapıştır yöntemiyle başka bloglara, sitelere koyarak ''bak bunu ben yazdım, negzel diğğ mi?!'' şeklinde hastalıklı ve şizofren bir tavır takınmanıza gerek yoktur. Adam gibi kaynak belirtmek şartıyla blogdan alıntı yapabilirsiniz zira, birbirimizi kırmayalım.