* Hadise'nin oynadığı şu son Penti reklamlarını izleyeniniz var mı? Henüz izlemeyenlerdenseniz ne kadar şanslı olduğunuzu ifade edecek kelime bulamıyorum! Hadise bacının güzelliğine ve çoraplara on üzerinden on fekat o ne biçim şarkıdır, cingıldır! Bi free olacakmışız, ayağa kalkıp Pentimiz'i gösterecekmişiz bağğyanlar! Yek yeaa! Free derken hangi manada free kardeşim! Penti'nin sitesinde reklam mevcut; isterseniz izleyin, karışmıyorum.
* Ya Esra ve Ceyda denen iki akıl küpünün görüktüğü Burger King reklamlarına ne demeli?! Ama bunu tuttum diyebilirim, mesaj güzel ve net: Tüm dünya anladı bi sen çakamadın köfteyi. En ucuz biziz diyor değerli Börgır King. Aman canım banane. Üstüne para verseler McDonald's dahil o gaz kokulu hamburgerlerinizi ağzıma sürmem! Araba lastiği mi ilave ediyorsunuz kızartma yağına nedir?! Yalnız Börgırcığım, şunu da belirtmem gerekir ki senin Tavukburgerini seviyor ve destekliyorum. Ne konuyor onun içine de bu kadar lezzetli oluyor bilmemekle beraber tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum. Yıldızlı ve gülen yüzlü pekiyi.
Çarşamba, Ekim 21, 2009
Salı, Ekim 06, 2009
N'oluyo len orda?!
Bundan tamı tamına bir sene önce, zamanın televizyon dizilerini irdelediğim yazımda, henüz yeni vizyona girmiş Aşk-ı Memnu için uzun soluklu olmaz, bir kaç bölüm sonra yayından kaldırırlar demiştim. Öncelikle bu yanılmaz (!) ileri görüşlülüğüm için kendimi kutluyor ve bir daha böylesine bilgiçlik taslayarak yorum yapmayacağıma dair herkese söz veriyorum. Zira Aşk-ı Memnu şu sıralar Türk televizyonlarının en fazla izlenen, gözlenen, dedikodusu yapılan tek dizisi.. Hepimiz nefeslerimizi tuttuk, her bölüm Bihter'le Behlül nerde, ne zaman yiyişecek; en önemlisi köşk ahalisinden kimler bu ulvi doğa olayına şahit olma şerefine erişecek, merakla ekranlarımızın başına toplanıyoruz.Lakin bu toplanmanın, eşini bizzat özbe öz kardeşinin oğluyla boynuzlayan bir bacının maceralarına dikiz eylemek amacıyla olduğunun kaçımız farkındayız? (Dikkat, sosyal mesaj geliyor!) Tabii ki hepimiz.. Gerçek hayatta, yanı başımızda; akrabamız, komşumuz, arkadaşımız aynı şeyi yapsa ne kevaşeliğini, ne ahlaksızlığını, ne orospuluğunu bırakacağımız Bihter bacı, bir dizi karakteri olduğunda yaptığı şeye getirilen yorum yalnızca, Aynur bu akşam Aşk-ı Memnu var sakın kaçırma kıııız çok heyecanlı!!'yla sınırlı kalıyor. Elbet Bihter'in bir roman ve dizi karakteri olduğunun, gerçek olmadığının farkındayım ama yapılan ahlaksızlık ekran arkasında kaldığı sürece, Türk ahlak yapısının süzgeçinden rahatlıkla geçebiliyor. Bunda bir anormallik var kanımca.
İlerleyen bölümlerde dizide daha ne gibi Türk toplum ve aile yapısını bozacak gelişmeler yaşanacak hepimiz merak içindeyiz. Bihter'i, Behlül'ü, Adnan'ı, Matmazel'i hepsini geçtim; tek dileğim Nihal'le Beşir'in evlenip Bahamalar'a yerleşmesi.. Hayır, her bölüm Beşir'in platonik aşkından ötürü belermiş mahsun gözlerini görmekten sıkıldım yemin billah! Evlensinler de Beşir de kurtulsun bu ızdıraptan biz de..
Ha bir de Bihter, münkünse sinirlenme; sinirlendiğinde adımlarını hızlandırarak bulunduğun ortamı terk ederken çok komik görünüyorsun. Ya da ne bileyim, sinirlen ama sabit kal, ardından gelen bir 5 dakika boyunca mobil konuma geçme. Gülme krizleri geçiriyorum ekran karşısında. Madem topuklu ayakkabı sevdandan vazgeçemiyorsun, durduğun yerde dur; başka ihsan istemem.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
