Pazar, Nisan 26, 2009

Oldu, bitti

Karalayan: t.u.b.a Tarih: 26.4.09 6 Yorum var, evet.
- Daha önce hakkında izlemeden şakayla karışık yorumlarda bulunduğum (link) Slumdog Millionaire'i izledim geçenlerde. Herkesin beğenip sevdiği şeyler hakkında kesin ve net negatif yorumlar yapmak pek hoş değil ama tek kelimeyle sıradan ve klişe bir filmdi. Bu mu 8 Oscar aldı yani? dedirtti sonunda. Ben şu yazımın son paragrafındaki gayrı ciddi, gülelim eğlenelim maksatlı fikrimi bu kez çok samimi olarak tekrar etmek istiyorum: Canım Kardeşim'in güncel versiyonunu çekin, Oscar'a gönderin abiler! O senaryo Slumdog Millionaire'inkine bin basar. Kurguya, müziklere ve oyunculuklara lafım yok ama o klişelerle dolu senaryosu yok mu? Sıradan bir aşk hikayesi, gereksiz bir kadercilik durumu, it's written saçmalığı.. Oldu o zaman, hepimiz başımıza geleceklere razı olalım, boka batalım ama sesimizi çıkarmayalım. Başımıza gelecek iyi ya da kötü herşeye kader diyelim, susup oturalım.
Hele polisler kendisini döverken Salim'in Amerikalı turistlere gerçek Hindistan'ı mı görmek istiyorsunuz, görün o zaman! dediği ve Amerikalı kadının sen de gerçek Amerika'yı gör! diyerek kocasından para isteyip Salim'e verdiği sahne, net bir Amerika iyidir, Amerikalılar korumacıdır propagandasıydı; yuh dedim. Yani bunu görememek için ya filmi gözünüzle değil de başka bir tarafınızla izlemiş olmanız ya da koyu bir ABD hayranı olmanız gerekiyor bana göre. Büyük hayalkırıklığı yaşadım. Recep İvedik bundan güzel be! (Tamam burda biraz haksızlık ettim galiba, son cümlemi geri alıyorum!)

- Geçtiğimiz günlerde İngiltere'nin Popstarına katılan İngiliz yarışmacı teyze Susan Boyle'un görüntüleri baya bi ilgi çekti dünyada. Teyze bildiğin teyze hani, 47 yaşında. Kilolu, bakımsız, görüntüsü ve karizma düzeyi popstar olmaya pek de elverişli durumda değil. Hayatı boyunca hiç erkek arkadaşı olmamış, hiç öpüşmemiş (Yazık kııız!) Tek hayali profesyonel bir şarkıcı olabilmek.. Jürideki ukala abinin kim gibi olmak istersin? sorusuna Elaine Paige dediği an salondaki seyircilerden alaylı bir uğuldama duyuluyor. Peki diyor jüri, hangi şarkıyı söyleyeceksin Susan?. Susan I dreamed a dream diyor. Herkes aha karga karga gak diyecek şimdi, ahahaha! modunda Susan'ın şarkıya başlamasını bekliyor. Ve sonra.... Neyse, gerisini de izlememiş olanlar bu videodan izlesin. Bir kaç gündür sürekli izliyorum görüntüleri. Eğer kurgu değilse jürinin ve seyircilerin dumur oluşları görülesi. Her güzel sesli insan Adriana Lima görünüşünde mi olacak kardeşim? Yıkın şu önyargılarınızı artık! :P

Pazartesi, Nisan 13, 2009

Ne dedin sen?

Karalayan: t.u.b.a Tarih: 13.4.09 17 Yorum var, evet.
Dışarda yaya vaziyette seyir halindeyken, etrafımızdaki insanların birbirleriyle diyaloglarına kulak misafiri oluruz kimi zaman..

Zaten benim elalemin konuşmalarını dinleme hastalığım çoktan beri var. (İğrenç bir insan olduğumu söylemiş miydim?)

İşte aşağıdakiler de duyup oha, hehehe, yuh, hihi gibi tepkiler verdiğim diyaloglardan bir kaçı:

- Ben zaten günlük sürtme limitimi aşmış durumdayım.

Telefonda dert anlatmaya çalışan bir erkek insanının fevkalade serzenişi.. Günlük sürtme limiti diye bir olayın olduğunu anlamış oldum sayesinde. Demek annem senelerce ben dışarı çıkarken eve erken gel, arkadaşlarına dikkat et derken, günlük sürtme limitini aşma demek istiyormuş. Lütfen gençler, günlük sürtme limitimizi aşmayalım, annemize karşı gelmeyelim. Hazır bunları yapmışken bir de karşıdan karşıya geçerken önce sola, sonra sağa, sonra tekrar sola bakalım; çevremizi koruyalım, örnek birer vatandaş olalım.

- Osmanlı'yı arkadan vuran Araplar değil miydi? Buldukları yere sıçıyorlar pisler!

Abi bu muhabbet de senelerdir bitmedi gitti! Araplar pistir, iğrençtirler. Bizi arkadan vurmuşlardır filan fistuk. Yemin ederim bazen İstanbul sokaklarında Arap turistlere denk geliyorum da bir tanesini kenara çekip baba siz iğrenç rezil, pis, yavşak mahlukatlarmışsınız; doğru mu? diye sormamak için kendimi zor tutuyorum. Milyonlarca insan böyle düşünüyorsa var bunda bir iş..
Ellerindeki torbalardan anladığım kadarıyla pazardan dönen iki ev hanımının diyaloğundan kulak misafiri oldum efendim buna da.. Bilemiyorum, belki de pazarcılardan biri Araptı, kadın uyuz oldu kendisine de böyle bir yorum getirmeyi uygun gördü. Yine de ırkçılık hoş değil, tasvip etmiyorum.

- Kadın dediğini parayla alır biiiiipersin, nedir yani. Al üç dört tane, koy odanın köşelerine sabaha kadar ver Allahım ver!

Şimdi; ilk cümledeki biiiip'in yerine bi kelime gelecek, bilerek yazmadım. Anlaşıldığını zannediyorum. Evet, ben bunu duydum. Artık maganda mı deniyor yoksa kıro mu, iki oksijen israfının birbirlerini onaylarcasına sürdürdükleri konuşmalarından bir bölüm ne yazık ki bu. Siz ve sizin gibilerin zihniyetine tüküreyim diyeceğim, tükürüğüme yazık olacak. Ne pis insanlarmışsınız lan, midemi kaldırdınız!

- Diyor ki: Ben 24 saat durmadan osursam kesinlikle kokmaz!
- Hadi yaa?

Biri kız, diğeri erkek iki insan yavrusunun diyaloğundan alıntı bu da. Kız öyle ciddi bir ses tonuyla söyledi ki ilk cümleyi, sanırsın ekonomik krizden çıkış yolları üzerine öneriler sunuyor karşısındakine. Erkeğin hadi yaa tepkisinin de ondan aşağı kalır yanı yoktu. Artık kimden bahsettiklerini bilmiyorum. Ama osuruksever arkadaşı tebrik etmek boynumun borcu oldu artık. 24 saat durmaksızın osurup da etrafını kokutmayan insan Türkiye Cumhuriyeti topraklarında ikamet ediyor, kayıtlara bu şekilde geçirilmesini talep ediyorum.

- Köpeğin kulağına alarm takmışlar bak!
- Anne o alarm değil hihihi!

Bu da bir anneyle kızının yaran diyaloğudur sayın şu an bu yazıyı okuyan kitle... Sokak köpeklerinin kulaklarına numaralar içeren plastik zımbırtılardan takar ya belediyeler, ablamız onu alarm zannetti gözlerimin ve kulaklarımın önünde! Sağolsun, her ne kadar kendisinin haberi olmasa da sayesinde günüm pek şenlendi.
Petshoplarda çalınmasın diye hayvanların oralarına buralarına alarm takıldığını, satın alınanların alarmlarının kasada, ödeme sonrası çıkarılıp sahiplerine teslim edildiğini hayal ettim o an. Nasıl bir benzetme yeteneği vardı ablada çözemedim; işim vardı, yürüdüm gittim.

Uzun süredir yazmıyordum (hoş, internete de girmiyorum doğru dürüst, girsem yazarım) Beni merek eden, öldü mü yoksa lan bu?! diye düşünüp endişelenen, yazılarımı bekleyen her kim varsa can-ı gönülden şükranlarımı sunuyorum. Bundan sonraki yazıyı ne zaman yazarım bilmiyorum. O vakte kadar kib öptm byeeeee!
© 2006 - 2058 Bilinçsiz Karalamalar

Bu blogda okuduğunuz ya da okumakta olduğunuz bütün yazılar, aksi belirtilmemişse blog sahibesi tarafından yazılmıştır. O yüzden hepsi olmasa da bazı hakları saklıdır. İçeriği kopyala - yapıştır yöntemiyle başka bloglara, sitelere koyarak ''bak bunu ben yazdım, negzel diğğ mi?!'' şeklinde hastalıklı ve şizofren bir tavır takınmanıza gerek yoktur. Adam gibi kaynak belirtmek şartıyla blogdan alıntı yapabilirsiniz zira, birbirimizi kırmayalım.
 

t.u.b.a'nın karaladıkları Template by Ipietoon Blogger Template | Gadget Review